anlar

ANLAR

Borges’in “Anlar” Şiiri Üzerine:
Keşke’nin Kıyısında Yaşamak
Aralık’25

Borges’in Anlar şiiri, insanın kendi ömrüne dışarıdan bakabilme cesaretinin şiirsel bir kaydı gibi. Sanki yaşlı bir bilge, kendi gençliğine mektup yazıyor; ama mektubu gönderecek posta kutusu çoktan kaldırılmış.

Ve nedense her doğum günümde bu şiir aklıma düşüyor, sanki her dize hem geç kalmışlığın sızısını hem de geç kalmış olmanın tuhaf özgürlüğünü taşıyor.

Şiirdeki “yeniden yaşayabilseydim” sözü, aslında bir pişmanlık değil; daha çok bir uyanık kalma itirafı gibi. Borges, hayatın ona öğrettiği en basit ama en zor gerçeği söylüyor sanki:
İnsan, yaşarken yaşamayı unutuyor.

İşte çoğu zaman tamda böyle değil miyiz; takvim yapraklarını değil, takvim yapraklarının üzerindeki görevleri yaşıyoruz. Oysa Borges’in özlemini duyduğu şey, “daha çok çıplak ayak”, “daha çok güneş”, “daha çok risk” …

Belki de şiirin en çarpıcı yanı şu:
Borges, hayatı yeniden yaşamak isterken büyük zaferlerden, büyük aşklardan, büyük dönüşümlerden söz etmiyor. Küçük şeylerin büyük ağırlığını hatırlatıyor bize. Bir bardak suyu ağır çekimde içmek, bir ağacın gölgesine gerçekten gölge olmak, bir gülün kokusunu acele etmeden duymak…

Şiirin bütün hüznü burada: İnsan, hayatın değerini ancak hayatın dışına çıktığında fark ediyor.
Bu yüzden Anlar, bir “keşke” şiiri değil; bir “henüz” şiiri benim için.

Borges’in yaşlı sesi, aslında gençlere değil, içimizdeki o sürekli erteleyen çocuğa sesleniyor:

“Hayatı bir proje gibi değil, bir an gibi yaşa.”

Belki de şiirin bize bıraktığı en büyük miras şu:

Hayat, büyük kararların toplamı değil; küçük cesaretlerin ritmi.
Ve bazen bir anı yaşamak, bir ömrü değiştirmeye yeter.

Sağlıkla kalın.

#farkındAkıl
#ahlakayakizi
www.muratsemerci.com.tr

——————————————————-

ANLAR 
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…
ÖLÜYORUM… 

Jorge Luis BORGES

Tags: No tags

Comments are closed.