saatkac

SAAT KAÇ? “KIRK !!??”

SAAT KAÇ?

– ” KIRK !!?? “

29.12.2025

– Hamala sormuşlar: “Saat kaç?”
– Hamal demiş ki: ” 40 !!!”
– Demişler ki: “Hiç saat 40 olur mu?”
– Hamal demiş ki: ” Hiç Hamal’da SAAT olur mu?

Sahi sizin saatiniz kaç?

İster bilekte olsun ister kulede ister duvarda ister masada zamanı ölçmek için kullanılan araçtır SAAT. Bu saatlerin de mekanizmaları üç aşağı beş yukarı aynıdır, çarklar, kadran, yaylar, rakamlar, çizgiler ve akrep ile yelkovan. Bu arada 2020 sonrası doğan tablet kuşağı için akrep ve yelkovan ne işaret eder, çok merak ediyorum.

Gelelim ilk soruya, “Saat Kaç?” bu soruyu sormadaki amacım, bileğinizdeki makinenin kaç lira olduğundan çok, zihninizdeki zaman algısının kaç para ettiğini anlamaktı aslında. Çünkü dedim ya saat, zamanı ölçen bir araç; ama zaman, insanın kendisiyle kurduğu en derin amaç. Araç ile amacı karıştırdığımızda, bileğimizdeki çelik parçasına değer biçeriz; amacı hatırladığımızda ise kendi ömrümüze.

Bugün saat dünyasında “Entry”den “Ultra Luxury”ye uzanan bir hiyerarşi var. @Swatch’tan @Greubel Forsey’e, @Casio’dan @Patek Philippe’e… Aynı saniyeyi ölçen iki makine arasında uçurumlar var, Birinin fiyatı bir akşam yemeği, diğerinin fiyatı bir daire parası.

Peki neden bu kadar fark?
Burada mesele saat değil; markaya karşı insanın ne hissettirdiği, saatin ve dolayısı ile zamanın değeri, ANLAMI.

Örneğin @Swatch, “Hayat renkli, tak geç” diyor, @Rolex, “Ben buradayım, emeğimin karşılığı bileğimde”, @Greubel Forsey ise fısıldar: “Ben zamanı ölçmem, zamanı yontarım.”

Lüks saat, zamanı daha doğru ölçtüğü için değil; zamanı daha anlamlı kıldığı için pahalı. Çünkü PAHA-LI olan şey, aslında insanın kendi hikâyesi, edindiği tecrübe değeri.

Üstat *; “PAHA-LI insan ucuz iş yapmaz” derdi…Aslında pahalı insan, zamanını ucuz harcamaz. Çünkü bilir ki zaman, geri ödemesi olmayan tek kredidir.

Hamalın “Hiç hamalda saat olur mu?” cevabı, belki de bu yüzden en doğru saat felsefesi. Çünkü hamalın zamanı, bileğinde değil sırtında, CEO’nun zamanı ise ajandasında. Ama ikisinin de sahip olabilecekleri zaman, 24 saat, birisinin günü 25 saat değil yani.

Zaman, statü tanımaz; bilekteki logoya bakmaz; kimseye torpil geçmez. Sadece akar.

Ekosistem saate para harcatır. Saat, bir araç olmaktan çıkar bir kimlik beyanına dönüşür. “Ben kimim?” sorusunun metal cevabı olur. Kimi insan zamanı hafife alır, plastik bir kayışla dolaşır. Kimi insan zamanı kutsar, mekanik bir sanat eserine servet öder. Kimi insan ise zamanı hiç ölçmez; çünkü bilir ki zaman, ölçülmek için değil, yaşanmak için vardır.

Ve işin en ironik tarafı:
Zamanı en çok önemseyenler, -kendi kaoslarında- ona hiç yet/in/emeyenlerdir.
Zamanı en az önemseyenler ise çoğu zaman en huzurlu olanlardır.

Belki de asıl mesele, saatin kaç olduğu değil; bizim kaç olduğumuzdur. Kaç yaşı aldık, tecrübe biriktirdik? Kaç insanın hayatına dokunduk? Kaç kez gerçekten yaşadık? Kaç kez “iyi ki” dedik?

Yeni bir yıla girerken, belki de kendimize şu soruyu sormalıyız;

Amaç kaliteli SAAT mi, kaliteli ZAMAN mı?

Çünkü zamanın değeri, markasında değil; bizim ona biçtiğimiz anlamdadır.
Ve en pahalı saat bile, boşa harcanmış bir ömrü süsleyemez.

Mutlu yıllar.
Sağlıkla kalın.

#farkındAkıl
#ahlakayakizi
www.muratsemerci.com.tr

 

*SDI

Tags: No tags

Comments are closed.