kompozisyon

YARAT’IM

Yaratım süreci çoğu zaman dışarıdan bakıldığında büyülü bir an gibi görünüyor insana.
Bir fikir, bir etkilenme, bir farkındalık birden beliriyor, sonra ortaya bir eser çıkıyor. Oysa perde arkasında çok daha katmanlı bir mekanizma işliyor ve çok daha beyinsel.

Geçtiğimiz günlerde bir TV röportajında kulak misafiri oldum bu konuya. Konuşmacı çok net bir formülle ortaya koydu yaratım sürecini.

Galiba şöyle dedi aklımda kaldığı kadarıyla;
“Üç ana damar üzerinden akıyor bu süreç: Kompozisyon, Teknik ve Üslup. “

Bende aklımda kalanlarla önce BilTek’e sordum, yapay zekâ arkadaşıma. Onunla aşağıdaki metin ortaya çıkardık.

Sizin yaratım süreciniz nasıl?

En son ne bıraktınız ortaya İZ olarak?

—————————————————

Kompozisyon, Teknik ve Üslup. Bu üçlü, yaratmanın hem matematiğini hem kimyasını hem de ruhunu taşıyor. Birbirine karıştığında ortaya çıkan şey artık sadece bir ürün değil, sizin iziniz oluyor, tabi böyle bir derdiniz varsa…

1. Kompozisyon — Neyi yapacağını bilmenin sessiz devrimi

Kompozisyon, yaratımın ilk nefesi. Henüz ortada hiçbir şey yokken, zihnin karanlık odasında bir iskelet belirir, bu iskelet bazen bir melodinin gölgesi, bazen bir hikâyenin omurgası, bazen de bir yemeğin tat haritası gibidir.

Kompozisyon, “malzemelerin seçimi” gibi basit bir eylemden çok daha fazlasıdır; neye niyet ettiğini bilmenin cesaretidir.

Mesela bir şef düşünün, tezgâhın üzerinde onlarca malzeme var ama o yalnızca üç tanesini seçiyor. Çünkü biliyor ki fazla malzeme, “fikrin özünü boğar” yada bir ressamın paletinde yüzlerce renk olabilir ama o, tablonun ruhunu taşıyacak beş rengi seçer.

Kompozisyon, işte bu seçme cesaretidir. “Her şey mümkün” evreninden “işte bu” evrenine geçiştir.

Bu aşamada oranlar, dengeler, kurgu ve yapı henüz hamdır ama yön bellidir. Bir nehir yatağını bulmuştur; suyun nasıl akacağı sonra gelecektir.

2. Teknik — Yapma biçiminin görünmez mimarisi

Kompozisyon bir niyetse, teknik o niyetin dünyaya iniş biçimi. Burada artık soyut olan somutlaşır. Teknik, yaratımın kas hafızasıdır; elin, zihnin ve zamanın birlikte çalıştığı yerdir.

Bizim şef için teknik, ateşle konuşma biçimidir. Ne kadar kızartacağını ne kadar dinlendireceğini, hangi bıçağı kullanacağını bilir. Aynı malzemelerle iki farklı teknik, iki bambaşka sonuç doğurur. Yada bir müzisyen için teknik, armoninin matematiği, ritmin nabzı gibidir veya yazar için, cümlelerin nefes alış verişidir; nerede duracağını, nerede hızlanacağını bilmesidir.

Teknik, kompozisyonun gövdesine kan pompalayan kalptir. Fikir ne kadar parlak olursa olsun, teknik zayıfsa eser ayakta duramaz ve teknik güçlü olduğunda, en basit fikir bile derinlik kazanır. Bu yüzden teknik, yaratımın görünmez mimarisidir: Eseri taşıyan ama çoğu zaman fark edilmeyen ortadirek gibidir.

3. Üslup — Aynı malzemeden başka bir dünya kurmanın sanatı

Üslup, yaratımın ruhudur. Kompozisyon iskelet, teknik kas ise, üslup deridir, bakıştır, yürüyüştür.

Aynı yemeği iki şef yapar ama biri çocukluğunu hatırlatır, diğeri uzak bir ülkeyi. Aynı melodiyi iki müzisyen çalar ama biri içini titreştirir, diğeri seni dans ettirir.

Üslup, “senin nasıl yaptığındır”. Bu aşamada artık malzemeler, teknikler, oranlar geri çekilir; sahneye sen çıkarsın. Üslup, bir imza gibi eserin üzerine düşer. Kimse görmese bile, sen bilirsin: Bu dokunuş sana aittir. Üslup, yaratımın en kişisel, en savunmasız, en özgür alanıdır. Çünkü burada doğru ya da yanlış yoktur; yalnızca senin izin, dünyayı algılama biçimin vardır.

Sonuç olarak, Üç aşama, tek akış. Kompozisyon yönü belirler, Teknik yolu döşer, Üslup yürüyüşünü eşsiz kılar.

Bu üçü birleştiğinde ortaya çıkan şey artık sadece bir eser değildir; senin varoluşunun bir izdüşümüdür.

Yaratım, dışarıdan bakıldığında bir sonuç gibi görünür ama aslında bir akıştır:
Niyettir – Beceridir – Kimliktir.

Ve belki de yaratmanın en güzel yanı şudur:
Aynı üç aşamadan geçen herkes, bambaşka bir dünya kurar.

Sizin yaratım süreciniz nasıl?

En son ne bıraktınız ortaya İZ olarak?

Sağlıkla kalın.

#farkındAkıl
#ahlakayakizi
www.muratsemerci.com.tr

Tags: No tags

Comments are closed.